Heybeliada'ya inen vapur sizi kalabalıktan çok daha düşük bir uğultuya bırakır; ada zaten Büyükada'nın gölgesinde, daha sakin bir ritimde yaşar. İskelenin hemen solundaki Deniz Lisesi binası, rotanın tarihsel başlangıcıdır: 1773'te Mühendishane-i Bahri-i Hümayun olarak kurulan kurum, Osmanlı modernleşmesinin en eski mühendislik okuludur ve hâlâ aynı işlevle, üniformalı öğrencilerle ayaktadır. Sahil yolunda yürürken devasa lacivert kapıdan içeri bakabilir, dışarıdaki törenleri izleyebilirsiniz.

İskeleden batıya, ada içine doğru kıvrıldığınızda Kamariotissa Kilisesi'nin yer aldığı Ruhban Okulu bahçesine ulaşırsınız. Kamariotissa, Adalar'da bugüne kalmış tek Bizans yapısıdır; 15. yüzyıl sonunda inşa edildiği düşünülen bu küçük kilise, Konstantinopolis'in düşüşünden hemen sonra yapılan az sayıdaki yapıdan biri olması nedeniyle son derece değerlidir. İçerideki demir kaplı dikme kemer yapısı orijinaldir.

Bahçenin tepesinde Aya Triada Ruhban Okulu yükselir. 1844'te açılmış, Rum Ortodoks ilahiyat eğitiminin asırlık merkezi olmuş bu kurum 1971'den beri yüksek öğretimin devletleştirilmesi kararıyla kapalıdır. Yapıyı dışarıdan görebilir, ana kapısının önünde durup deniz manzaralı çam koruluğunu hissedebilirsiniz; ada bu binayı her dönem yeniden açma umuduyla yaşamıştır.

Değirmen Tepesi'ne çıkan patikayı tercih ederseniz, çam ağaçları arasında 20 dakikalık bir yürüyüş sizi adanın tepesine taşır. Tepeden görülen Marmara ve karşıda Büyükada, başka hiçbir noktadan görünmeyen bir kompozisyon sunar. İniş yolunda İsmet İnönü'nün yıllarca yazlarını geçirdiği müze evine uğrayın: 1934'te alınan iki katlı ahşap köşk, ikinci cumhurbaşkanının özel eşyaları, kütüphanesi ve aile fotoğraflarıyla aynen korunmaktadır.

Dönüşte Heybeliada'nın sahil kahvelerinden birinde bir dondurma yiyin; ada, kalabalık akşam vapurlarından önce size en güzel halini yalnızca burada gösterir.