Boğaz'ın Avrupa yakasında Beşiktaş ile Rumeli Hisarı arasındaki köyler, İstanbul'un yalı kültürünün hâlâ ayakta durduğu son bütünlüklü hattıdır. Arnavutköy ve Bebek bu hattın iki ardışık halkası; aralarındaki 1.5 km'lik sahil yürüyüşü şehirdeki en talep gören rotalardan biri.
Arnavutköy iskelesinde başlayan rotanın hemen başında Tevfik Fikret Müzesi'ne (Aşiyan) doğru bir sapış mümkün; ama bu sapışı rota sonuna saklayıp önce sahili yürüyelim. Arnavutköy'ün Birinci Cadde paralel sokakları, 19. yüzyılın renkli ahşap evlerinin en yoğun korunduğu adres. Lucca, La Mouette, Müzedechanga gibi kafelerin yanı sıra eski balıkçı meyhaneleri (Beyaz Tabela, Sanat) hâlâ aktif. Sabahın erken saatlerinde Birinci Cadde boş ve fotoğraflamak için ideal.
Sahil yolundan Bebek'e doğru ilerleyince Arnavutköy Camii ile Boğaz arasında kıyıya yapışmış ahşap yalılar görünür. Boğaz trafiği bu kıyıdan sıkı izlenir; tankerler ve sehir hatları vapurları aralıksız geçer. Yürüyüş yaklaşık 25 dk; aralarda küçük bahçeli kafeler mola için uygun.
Bebek koyuna girdiğinizde sol elinizdeki Bebek Camii (1913, Vedat Tek), Avrupa yakasındaki en geç dönem Osmanlı camilerinden biri; küçük ama ince işlemeli. Hemen yanındaki Bebek Parkı, Boğaz boyunca uzanan yaya bandının kalbi: bisikletçiler, koşucular, balıkçılar burada toplaşır. Park boyunca Mısır Konsolosluğu (Mısır Konağı, 1900'ler başı) görünür; cephesi Eclectic üslubun yerel bir yorumu.
Rotayı Aşiyan Müzesi'ne (Tevfik Fikret'in evi) tırmanarak bitirmek, günü biraz da edebi bir notla kapatır. Yüksek tepedeki bahçeden Rumelihisarı ve Boğaz Köprüsü görünür; şair Tevfik Fikret'in çalışma odası ve mezarı burada.




